Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Fotoğraflar

Fotoğraflar

24 Şubat 2016 Çarşamba

KADI KÖYÜ ŞEHREMANETİ DAİRESİ

ŞEHREMANETİ - KADIKÖY ‘ÜN TARİHİ BİNASI 



1969 Kaymakamlık dönemi


Kadıköy ‘ümüzün iskele meydanındaki ( kumluk mevkii ) bu tarihi yapı aslında Kadıköy ‘ün , Birinci Cihan harbi , Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet döneminin en belli başlı şahitlerinden biridir.
Benim hatırladığım en erken dönemlerden bu yana da oldukça fazla görev almış kılık değiştirmiş tarihi bir anıttır.


Eskiyi hatırlayabildiğim 1959-60 yıllarından itibaren “ Kaymakamlık” olarak bilirim bu binayı... İçinde pek çok birimin yer aldığı küçük ama büyük işler yapılan bir bina idi Kadıköy için.

Kaymakamlık makamı burada idi….Giriş katında emniyet müdürlüğü vardı…Giriş ve alt katta Belediye başkanlığı ve bazı hizmet birimleri bulunmaktaydı.Arka yan taraftan girildiğinde Hükumet tabipliği yer almaktaydı !


Binanın arkasında da ilave bir bina bulunmakta orası da Vergi dairesi olarak kullanılmakta idi.
İlkokul ‘a kayıt sırasında çiçek aşısını burada olmuş ve Hükumet Tabipliği sağlık raporunu buradan almıştık. 
Daha sonraki yıllarda Dr. raporları , hastane raporları ( okul için ) Hükumet tabipliğinden onay alınırdı.





Arka bölümde sanırım bir de nezarethanede vardı. Binanın önünde Kaymakamlık ve Emniyet Müdürü makam araçları durur , binanın kapısında görevli polis memuru olurdu…
Yan tarafında ( mühürdar tarafı ) ise polis araçları park ederdi. Tabii arka tarafta da kuyruk yapmış vatandaşlar.






1970 'lerde Kaymakamlığın önünde emniyet araçları






Kadıköy 'ün sembolü Boğa  'mız 1970 'lerde şehremaneti binası önünde






Şehremaneti arkasında bir zamanlar otobüs terminalleri ve Et Balık Kurumu vardı





Binanın arka kapısından Hükumet Tabipliği sağlık kurumlarına ve Emniyetle ilgili işlere girilirdi.



Daha sonra binanın tamamını Belediye kullanır olmuştu..Kaymakamlık , Hükumet Tabipliği ve Emniyet birimleri binadan ayrılmışlardı.

Binanın kullanımdan doğan kapı üstü tabelaları sık olarak değişmiş olsa da binanın asli tabelasında O , hep “Şehremaneti Binası “ olarak kaldı ve anıldı. 

Nedir şehremaneti ?


Şehremaneti ; Osmanlı İmparatorluğu zamanında bugünkü belediye zabıtası görevini yapan, şehrin temizlik ve güzelliğiyle ilgilenen yerel yönetim demekti…..
Yani  bugünkü belediyenin Türkiye'de kurulan ilk biçimi de denilebilir.



ŞEHREMANETİ’NİN KURULUŞU VE ŞEHREMANETİ NİZÂMNÂMESİ

Türkiye’de modern belediyelerin kuruluşu 19 . yy. ın ikinci yarısına kadar uzanan bir geçmişe sahiptir.Klasik dönem Osmanlı şehrinde belediye hizmetlerinin yürütülmesinde en önemli kurum “kadılık” tır. Kadının şehrin belediye işlerini göremeyecek duruma gelmesi üzerine, öncelikle bu işlevi yerine getirmek amacıyla 1826’da İhtisab Nâzırlığı ve ona bağlı olmak üzere taşrada da İhtisab Müdürlükleri oluşturulmuştur.
Ne var ki, bu yeni kurum belediye hizmetlerini görmekte fonksiyonel olamamış ve kent yönetimi ciddi sorunlar ile karşı karşıya kalmıştır.

Geleneksel Osmanlı şehir yönetimi, 19 yy. a gelindiğinde gerek kentin kendi iç bünyesinde meydana gelen sosyo-ekonomik ve demografik değişiklikler, gerekse dış dünya ile ilişkilerin zorladığı yeni şartlar nedeniyle kabuk değiştiren kentte yetersiz kalmış ve yeniden yapılanmaya olan ihtiyaç her zamankinden daha fazla olmuştur.
İstanbul’da ilk belediye örgütünün kurulmasını  , şehremaneti’nin kuruluşunu sağlayan neden ancak 1854 yılındaki Kırım Savaşı olmuştur. Rusya ile girişilen bu savaşta Osmanlı İmparatorluğu ’nun müttefikleri olan İngiliz, Fransız ve İtalyan (Piyemonte) ordularının İstanbul ‘a gelip karargah kurması ,savaşın yaralı ve şehitlerinin Kırımdan buraya gönderilmesi  kentin nüfusunu  olağanüstü  artırmış, temizlik, sağlık ve ulaşım sorunları çığ gibi büyüyerek içinden çıkılmaz bir hale getirmiştir.

İhtisab Nezâreti’nin de bu problemleri çözmekte yetersiz kalması, yöneticileri belediye hizmetlerini görecek yeni bir kurum kurmaya yöneltmiştir
Yeni kuruluşun mazbatası (yazı, karar, kararnâme) 13 Haziran 1854  tarihinde Meclis-i Tanzimat tarafından hazırlanarak yürürlüğe konulur. Yeni kurulacak olan şehremâneti’nin nizâmnâmesi Meclis-i Vâlâ tarafından hazırlanır. 
Ondört madde olarak hazırlanan bu tüzüğe göre Şehremâneti başlıca şu görevleri görmekle yükümlüydü:

İstanbul ve İstanbul halkının ;
1- Zorunlu ihtiyaç maddelerinin teminini kolaylaştırmak ve gözetmek,
2- Fiyatların belirlenmesi (narh) ve bunun kontrolü,
3- yol ve kaldırımları yapmak ,
4- Şehrin temizliğinin sağlanması ,
5 - Çarşı ve pazarın denetimi,
6- Vergilerin toplanarak maliye hazinesine devredilmesi

Şehremâneti, şehremini denilen görevli tarafından yönetilecek ve şehirle ilgili karaların alınması ve yürütülmesinde bu nizamnâmeyle oluşturulan Şehir Meclisi ile birlikte çalışacaktı. Şehir Meclisi İstanbul’da yaşayan her sınıf tebaadan ve önde gelen esnaf temsilcilerinden oluşan oniki kişinin yanı sıra, meclise başkanlık edecek olan şehremini ve onun iki muavininden olmak üzere toplam onbeş üyeden oluşacaktı. Belediye meclis üyeleri 25 yaşını geçmiş, Osmanlı uyruklu ve yılda en az 50 kuruş emlâk vergisi veren kimselerden seçilirdi. İlginç bir şart da Türkçe bilme mecburiyeti idi.

İhtisab Nezâreti’nin yerine kurulan Şehremaneti, kuruluşunu izleyen yıllarda kendisinden beklenen başarıyı sağlayamadı. Bunun üzerine, 1855 yılında şehremaneti ’ne yardımcı olmak üzere İntizâm-ı Şehir Komisyonu oluşturuldu. Bu komisyonun çalışmaları sonucu 1857 yılında İstanbul şehri çevresi ile birlikte 14 belediye bölgesine ayrıldı. Pilot bölge olarak (Beyoğlu ve Galata bölgeleri) Altıncı Daire-i Belediye, Şehremaneti’ne bağlı olarak kuruldu. Şehremaneti ve Altincı Daire-i Belediye 1877 yılına kadar bu şekilde çalıştılar.

5 Ekim 1877 günlü Dersaadet Belediye Kanunu ile önceki yasal düzenlemeler kaldırılmış ve İstanbul şehremanetinin 20 daireye ayrılmasına karar verilmiştir. Çıkarılan Dersaadet Belediye Kanunu ve Vilâyât Belediye Kanunu ile İmparatorluğun yerel yönetim problemlerine daha köklü çözüm getirilmeye çalışılmıştır. Bu Kanuna göre şehremanetinin organları arasında şehremini, şehremaneti meclisi ve Cemiyet-i Umumiye-i Belediye bulunuyordu.


İstanbul ’daki belediye dairelerinin sayısı ve belediye işlerinin yürütülmesi konusundaki kararlar zaman zaman değişiklik gösterdi ve sonunda Cemil Paşa (30 Aralık 1912) tarihli geçici kanunla İstanbul’da 9 idare şubesine sahip bir Şehremaneti teşkil ettirdi. Böylece, belediye muamele, icraat ve harcamalarını bir merkezde toplattırdı. Bu kanunla, eski belediye dairelerinin hükmi şahsiyeti şehremanetinin şahsiyeti içinde eritiliyordu.

Kadıköy ( Kadı Köyü ) Şehremaneti :


1855 yılında Şehremaneti olarak kurulan Kadıköy belediyesi daha sonra 11. Bölge ve 18. Daire adını almış ve ilk başkanı da Osman Hamdi Bey olmuştur.
Meşrutiyet yıllarındaki ilk belediye reisliğini Moralızade Ali Bey’in yaptığı belediye ,daha sonra Operatör Dr.Cemil Topuzlu’ nun şehreminliğinde ve mütareke yıllarında da Celal Esad Arseven ‘in reisliğinde hizmetlerine devam etmiştir.

Cumhuriyet’in ilanına kadar, önemsiz bazı değişikliklere rağmen, belediye işleri bu kanun çerçevesinde icra edildi. 3 Nisan 1930 tarihli Belediye Kanunu ile şehremaneti, görevlerini İstanbul Belediyesi’ne devretti. Böylece 1930 tarihinde ,şehremini isim ve unvanı ile şehremanetleri kaldırılarak bütün teşkilatların adı " belediye " olduğu gibi belediye meclisi vb. unvanlar da bütünüyle genelleştirildi.

Uzun süre Üsküdar'a bağlı kalan Kadıköy, 23 Mart 1930’da ilçe yapılmıştır.

KADIKÖY ŞEHREMANETİ BİNASININ İNŞA YERİ VE BİNA TARİHİ :


Kadıköy 'den  İstanbul'a vapurların işlemesiyle birlikte  Kadıköy gelişip, büyümeye başlar.       Bu tarihten daha önce bir yakadan diğerine nakliyat ve gidip-gelme, pazarcı kayıklarıyla çok zahmetli bir şekilde yapıldığından Kadıköy uzun bir müddet küçük bir  yerleşim yeri olarak kalmıştır. (1869'da yapılan İstanbul Belediye Nizamnamesindeki toplam 14 daireden 13'üncüsü)

O tarihlerde belediyeye ait, kadrolu memurlar, temizlik işçileri bulunmazmış. Sırtlarında küfelerle dolaşan çöpçüler, evlerden topladıkları çöp ve artıkları bir ücret karşılığında götürüp denize atarlarmış. Belediye işleri ise " Bostancıbaşılar " tarafından yürütülürmüş.

1869'da Şehremaneti ( Belediye ) teşkilatı kurulunca Kadıköy'e çöp arabaları gönderilmeye başlanmış. iki tekerlekli, at-katır veya eşekle çekilen, üstü kapalı arabalar çöpleri toplamaya başlamışlar. Çöpler , Fikirtepe civarında eski büyük tas ocaklarının çukurlarına boşaltılırdı.


Kadıköy Şehremaneti Binası , Ermeni mimar Y. Terziyan tarafından 1912-1914 yılları arasında inşa edildi. 20. yüzyıl başlarında gelişen “ulusal mimari akım” üslubu çerçevesinde, o yıllarda yapılan eserlerde görülen karakteristik yapıya sahiptir. Klasik Osmanlı mimarisine ait, özgün mimari ayrıntıları barındırmaktadır.

Binanın yapımına 1912 tarihinde başlandığı zaman ki yıllarda deniz bugünkü postane binasının önüne kadar gelmektedir. Mühürdar tarafına doğru devam eden rıhtıma, Galatanın meşhur bankerlerinden Tübini'lerin adı verilmişti. Rıhtımda yine Tübini'lere ait akaretler sıralanır, akaretlerin gerisindeki yola da Tübini Çıkmazı denilirdi. III. Mustafa Camii de deniz kenarında idi. 




Tübini akaretleri 



Tübini Rıhtımı



Bilahare bütün bu arazi (Dolmabahçe gibi) doldurularak, geniş bir meydan kazanılmıs ve ismine " Kumluk " adi verilmiştir. Bu yeni alana da Şehremaneti binası inşa ettirilmiştir.



 
  

1950 yılında çekilen hava fotoğrafında doldurulan bölüm , büyük bir üçgen olarak belli olmakta...




Bu tarihi yapı mimari kimliğinin yanı sıra, birçok tarihi olaya da tanıklık etmiştir.

I. Dünya Savaşı yıllarında Alman askeri kuvvetleri şehremaneti önünde ve Kumluk mevki mühürdar arasında karagâh oluşturmuşlardır.







* I. Dünya Savaşı ’ndan Osmanlı İmparatorluğunun mağlup olarak çıkmasından sonra, İstanbul 'u işgal eden işgal ordu kuvvetlerinden İngilizler , Şehremaneti binasının önüne barakalar kurarak askerlerini yerleştirmişlerdir.





* İşgal İstanbul'unda Milli Mücadele taraftarı aydınların düzenlediği mitingler vardır.
22 Mayıs 1919'da Yunan ordusunun İzmir'e çıkması ile bu işgali protesto etmek amacıyla aynı gün Şehremaneti önünde tarihe geçen adı ile “ Kadıköy Mitingi “ yapılır. 
Yağmur altında yaklaşık 20 bin kişilik bir halk kitlesi toplanır, binanın balkonundan aralarında Halide Edip Adıvar 'ın da bulunduğu pek çok aydın kişi konuşmalar yapar.

* Kumluk alanında İngilizlerin kurduğu askeri barakalar Kurtuluş savaşı nihayetinde Türk Ordusu İstanbul 'a giriş yapmadan sökülerek İngiliz 'ler Kadıköy 'ü terk ederler.
Bağdat caddesinden Kadıköy 'e giriş yapan Türk ordusu Selimiye 'ye girerken, Komutan Refet     ( Bele ) Paşa Şehremaneti binasının balkonuna çıkarak meydanı dolduran Kadıköylülerin coşku içerisinde dinledikleri bir konuşma yapar.

* Cumhuriyetin ilanından sonra 1930 yılında, Kadıköy Şehremaneti binasında ilk belediye seçimlerinin yapılmasına karar verilir.
Seçim günü İçerenköy, Bostancı ve civarından at, öküz arabalarına dolan seçmenler  büyük bir kalabalık halinde Bağdat Caddesi 'nden geçip Kadıköy'e gelirler. Şehremaneti binasının önündeki Kumluk'ta Halk Fırkası ve Serbest Fırka taraftarları birbirlerine girerler !

* 1970 yılındaki 16-17 haziran olayları gibi birçok toplumsal ve siyasi olaya da şahit olmuştur.


1913-14 yıllarında Kadıköy Belediye Şubesi Müdürlüğü yapan Celal Esad ( Arseven ) bey ‘in görevi sırasında yazdığı “ Kadı Köyü Hakkında Belediye Araştırmalar “ isimli kitapta Celal Esad Bey, Kadıköy ‘ün fiziksel ve tinsel envanterini çıkartmıştır.

Celal Esad ( Arseven ) bey , Kadıköy ‘ün o tarihteki durumunu ortaya koymuş ve neler yapılabileceğini, neler yapılması gerektiğini raporlamıştır.
Celal Esad bey, Kadıköy yöneticiliği sırasında yenilikçi şehircilik anlayışı ile önemli fiziki düzenlemeler ortaya koymuştur.




Kadı Köyü Rıhtımı üzerinde inşa edilmekte olan Belediye Dairesinin Vapur iskelesi yönünden görünüşü..... ( Celal Esad Beyin Kitabından )



     
( Orijinal dili Osmanlıca (!) olan kitap Kadıköy ‘ün tarihi açısından büyük öneme sahiptir. Kitap tarihçi Cahit Kayra tarafından Türkçeleştirilmiştir. )





Kadıköy , 1984 yılında Büyükşehir ’e bağlı bir ilçe Belediyesi olarak yapılandırılmıştır.
Belediye 1992 yılında , bu binadan taşınarak Hasanpaşa ‘da yeni yapılan merkez binaya yerleşmiştir.

Şehremaneti binası artık restore edilmiş haliyle " Edebiyat ve Sanat Kütüphanesi " olarak hizmete girmiştir. 



  
Şehremaneti Binasının yeni şekli ve Sanat Kütüphanesindeki Kadıköy Haritalarından biri





Kadıköy 'ümüzün bu tarihi binası ve bulunduğu meydan , şimdiler de ise Kadıköy Meydanının Büyükşehir Belediyesi tarafından " Miting Alanı " olarak belirlenmesinden sonra , kalabalık ve kışkırtıcı mitinglere sahne olmakta ve ne yazık ki Kadıköy 'ün tahrip olmasına sebep olmakta , yaşamına darbe vurmaktadır.

 



HARİTALAR :


Celal Esad ( Arseven ) Bey 'in kitabından



Kumluk mevkinin doldurulmadan önceki hali


1913 yılında Kadıköy ve havalisini gösterir haritada ( Celal Bey 'in kitabından ) doldurulan bölge büyük bir üçgen şeklinde belli olmakta..


Celal Esad Beyin kitabından Kadıköy sokak haritası


1938-39 tarihli bir Kadıköy Planı






























































     




29 Ocak 2016 Cuma

SELİMİYE KIŞLASINDAKİ LAMBALI KADIN !

FLORANGE NİGHTİNGALE MÜZESİ
( Lambalı Kadın - The Lady with the Lamp )

www.aloraart.com sitesinden alınmıştır.

Selimiye Kışlasında bir müze bulunduğunu ve de bunun Florance Nightingale ile ilgili olduğunu öğrenince kısa bir araştırmanın ertesinde Selimiye ‘de müze yönetimi amirliği ile temasa geçerek müzeyi ailece gezmek için randevu aldım. 
Randevu günü Selimiye Kışlasına gittiğimizde kışlanın Harem tarafındaki nizamiye kapısının bulunduğu yerden içeri alındık . Bir bekleme ve kabul salonunda gerekli güvenlik taramasından geçtikten sonra cep telefonlarımızı ve fotoğraf makinelerimizi teslim ettik ! ( doğrusu bunu hiç beklemiyordum .)

Selimiye Kışlası havadan görünüşü. 
(sağ öndeki kulenin oradaki misafirhanede bekleniyor.Sol arkadaki kule müzenin olduğu kule )

Belli bir misafir gurubu oluştuktan sonra bir görevli asker eşliğinde dahili servis otobüsü ile kısa bir yolculuktan sonra kışlanın ana kapısında indik. Burada bizi müzeden sorumlu bir binbaşı teslim alarak muhteşem bir giriş salonu ve onu takip eden ( tüm gn. kurmay başkanlarının büst ve fotoğraflarının bulunduğu ) güzel bir koridorun sonundan ( ki bu koridorda yıllar öncesi Kırım savaşı yaralıları yerlerde , yataklarda yatıyorlarmış )  Selimiye Camii tarafındaki kulenin bulunduğu yerdeki müzeye getirdi .

Selimiye Kışlasının hastane haline getirilen koridorlarını gösterir bir gravür

Kulenin alt odası olan giriş bölümünde Balkan savaşları, Çanakkale savaşı ve Kurtuluş Savaşı heykelleri sergileniyordu .  ( bunlardan bir tanesi de  Çanakkale Savaşı kahramanı Seyit onbaşıyı temsil eden heykeldi..) Mustafa Kemal Atatürk ‘ün maskı , savaş zamanı kullanılmış olan ateşli ve ateşsiz silahlar , I.Orduya ait flamalar ve Osmanlı Devlet armaları da bu giriş salonunda sergilenmekteydi.

Müzenin giriş salonundan görüntü 
( Fotoğraf ,  I.Ordu Komutanlığının hediye ettiği kitapçıktan alınmıştır. )

Hemen asma katta ve sonraki iki kat ise  Florance Nightingale müzesi olarak tasarlanmış. Hasta muayene odası olduğu söylenen ilk mekanda “ lambalı kadın - Florance Nightingale “ heykeli yer almaktaydı. Ve o yıllarda kullanılmış olan muayene odası eşyaları vardı. Raflarda ve dolaplarda el yapımı ilaçların olduğu ilaç kutuları , şişeleri vb. malzemeler….
Odadan yukarı çıkan spiral merdiven bizi Florance Nightingale ‘in odasına götürdü. Bu oda onun hem çalışma hem dinlenme hem de yatak odası imiş .. Odada masa başında ilaç imal ederken görüldüğü bir temsili heykelde mevcut.
Müzenin bulunduğu bu kuleye “ Babil kulesi “ denildiğini okumuştum bir yerde !

Florance nightingale ' in özel eşya ve diğer objelerin olduğu oda .
( Fotoğraf ,  I.Ordu Komutanlığının hediye ettiği kitapçıktan alınmıştır. )

Oldukça güzel ağırlandık . Kırım savaşı , Florance Nightingale ve olaylar hakkında bilgilendirildik. Kuleden istanbul’a Selimiye ‘ye bakmak ise ayrı bir heyecan ayrı bir güzellikti….Ne yazık ki buları sadece hafızamıza pozladık !
Her İstanbul ‘lunun ve de Kadıköy ‘lünün gidip görmesi gereken bir yer bu müze…. Tarihteki önemli yeri , etkinliği ve Hemşireliğin öncüsü Florance Nightingale ‘in gerçek doğduğu yeri görmek , Selimiye ‘nin Kulelerinden İstanbul ‘u seyretmek için !

Müze , Selimiye Kışlasının kuzeybatı köşesindeki kulenin bir bölümünün I.Ordu Komutanlığının izni ve desteği ile Türk Hemşireler Derneği tarafından 1954 yılında düzenlenmesi ile oluşmuş ve açılmıştır.
Müzede Florence Nightingale ’in eşyaları, fotoğrafları, elinden hiç eksik etmediği lambası, madalyaları , dönemin hatıra ve eşyaları ile  Sultan Abdülmecid’in hediye ettiği bilezik sergilenmektedir. Florence Nightingale ‘e ait pek çok el yazması not, mektup ve kullandığı eşyalarda yer almaktadır.


Müzenin bulunduğu kuzey batı kulesi                     I.Ordu Komutanlığının hediye ettiği kitap


İrtibat için :
Florence Nightingale Müzesi
Adres: Selimiye Kışlası Üsküdar İstanbul
Telefon: 0216 343 10 73
faks : 0216 553 10 09)

Ziyaretçiler , 2 gün öncesinden kimlik fotokopisi ve gezi saatlerini fax çekerek bildirmek zorundadır.
Ziyaret günleri : Hafta içi her gün sadece rezervasyon yaptırılması ile ziyaret edilebilir.
Müzeye giriş ücreti alınmamaktadır. 

NOT : Bu bilgiler 2010 yılı içindir. İrtibat telefonundan değişiklik olup olmadığının öğrenilmesi faydalı olur.


 Kırım savaşı yıllarında Selimiye kışlası ve oluşmaya başlayan İngiliz mezarlığını gösterir bir gravür.


Kadıköy Haydarpaşa 'da bulunan İngiliz mezarlığı hakkında daha fazla bilgi için bakınız ; http://kamilcaglayan.blogspot.com.tr/2015/12/kadkoy-deki-haydar-pasa-ingiliz-mezarlg.html



Selimiye Kışlası ve Florance Nightingale ‘in hikayesine gelince ;

1854 – 1855 yılları arasında yapılan Kırım savaşında mart 1854 ‘de İngiltere ve Fransa Osmanlının yanında Rusya ile savaşa girer…Ve Eylül ayında müttefik birlikler Kırım ‘a çıkarlar.
Savaş öncesi ve sırasında İngiliz Ordu Komutanlığı tarafından Selimiye ‘de ve Haydarpaşa Çayırında orduğâh , nakliye limanları ve sahra hastanesi kurulmuştur.
Cephede savaşacak İngiliz , Fransız ve Sardunya askerlerinin İstanbul üzerinden Kırıma gitmesi ve savaş süresince yaralanan askerlerin de İstanbul ‘a getirilmesi ile İstanbul açık bir karargah ve hastaneye dönüşür. Savaş ilerledikçe İstanbul ‘da bu yaralılara hizmet verebilecek yapı ve donanım olmadığı görülmüş ve savaş Osmanlı sağlık kuruluşlarının yetersizliğini ortaya çıkartmıştır.

1854-55 yıllarında Selimiye kışlası ve Haydarpaşa çayırında kurulan ordugâh

The Times gazetesinin Kırım Savaşını izleyen İstanbul muhabiri William Howard Russel , İstanbul ‘daki bu sağlıksız ve yetersiz koşulları gazetesinde yazınca, aynı gazete bir yardım kampanyası başlatır. Bunun üzerine İngiliz Savunma bakanlığı harekete geçmiş , İstanbul ‘a bir sağlık ekibi gönderilmesine karar verilmiştir. Bu amaçla 14 hemşire ve 24 rahibeden oluşan gönüllü bir ekip kurularak İstanbul ‘a gönderilir.
Başlarına da “ Türkiye ‘de İngiliz Umumi Hastaneleri Kadın Hastabakıcıları Hastanesi Müdürü “ unvanı ile  ( sonradan modern hemşireliğin kurucusu olarak tanınacak ve ünlenecek olan ) Florance Nightingale getirilmiştir.

Florance Nightingale

İstanbul ‘a 4 Kasım 1854 akşamı gelen ekip derhal Selimiye Kışlası ‘na yerleştirilir. Yaralılar için bakım yapılabilecek ilacın yanı sıra bu yaralılar için temiz bir mekan problemi olduğunu da gören Florance Nightingale ve arkadaşları , yapının en azından bir bölümünü altı ay içinde hastaneye çevirirler… Ekip , öncelikle odalarda ve koridorlarda hastaları hastalıklarına göre ayırarak pavillon sistemini kurar , o zamanlar pek aldırış edilmeyen Hijyene önem verirler. Gece gündüz demeden hasta ve yaralılara baktığı için askerler ona “ Lambalı kadın “ ismini  takmışlardı. Hastabakıcılıkta yeni yöntemler bularak ve bunları uygulayarak  , titiz bir hijyen anlayışı ile kışlada ölüm oranlarını düşürürler.




Selimiye Kışlası'nın  hastane olarak kullanıldığı dönemi gösteren 1856 tarihli taş baskı.


O sıralarda bir krokiye göre ; hemşirelerin kaldığı odalar , kışlanın Selimiye Camisi tarafındaki kulenin iki yanındaki kollarda yer almaktadır. Florance Nightingale ‘in yatma ve çalışma odası ise kulededir. 



Florance Nightingale ve arkadaşlarının çalışmaları kısa sürede sonuç vermiş , yaygın olan bulaşıcı hastalıkların da etkisiyle yüksek olan ölüm oranı düşmüştür.

Aynı yıllarda İstanbul ‘da bulunan Lady Alicia Blackwood anılarında Üsküdar ‘dan söz ederken , burada 5 bin yaralı ve hasta askerin tedavi gördüğünü ifade etmektedir.

1855'te kendisi de o ünlü "Kırım Ateşi "ne yakalanıp hastalandığında, "Yaralılar duvara dönüp ağlıyorlardı. Tüm umutlarını ona bağlamışlardı," diye yazılmış eve giden asker mektuplarında.

Hastalığı atlatır. 1856'da son hasta da taburcu edilir. Bayan Nightingale görevini tamamlamıştır. Artık vatanına geri dönebilecektir.


Lady Alicia Blackwood 'un bahsettiği Üsküdar ve çevresi ( 1850 'ler )

Lambalı Kadın - The Lady with the Lamp ( Florance Nightingale )



Modern Hemşireliğin kurucus Florence Nightingale kimdir ?

Florance Nightingale , varlıklı Nightingale ailesinin kızı olarak  1820 yılında İtalya 'nın Floransa kentinde doğduğu için ona bu ad verilir. Küçüklükten beri tutmuş olduğu günlüğüne 17 yaşında iken şu notları düşer : “Tanrı benimle konuştu ve beni görevlendirdi.” Daha sonraki yıllarda bu sesi tam 4 kez duyduğunu iddia eder.
19 yaşına geldiğinde ailesi ile birlikte İngiltere 'ye dönerler. Boş vakitlerinde sürekli pencere kenarında kitap okur. Tüm bu gösterişli hayat onun için sıkıcı ve depresiftir.  Londra ‘daki kır evlerinin çevresindeki yoksul insanları da sürekli ziyaret eder ve onlara çorba ile para götürür. Yine o yıllarda günlüğüne bir not daha düşer:
“ Aklım sürekli insanların yaşadıkları acı ile meşgul. Başka bir şey düşünemiyorum .”

24 yaşında iken birdenbire hastanelerde hastalara yardım ederek mutlu olabileceğini düşünür. Sürekli okumakta, hastane raporlarını incelemekte, hastanelerin daha iyi şartlara nasıl getirileceğine kafa yormaktadır. 26 yaşında iken Almanya da bir enstitüde din kadınlarının hemşirelik yaptığını öğrenir. Bunun kendisi için bir fırsat olabileceğini düşünür. Evliliğin ona göre olmadığını ve evlenirse ilahi görevini yerine getiremeyeceğini düşünmektedir. 33 yaşında evden ayrılmaya karar verir. 
Florance Nightingale Hasta bakıcılığın kötü adını silmek ve bunu meslek haline getirmek ister. Bunu ülkenin bakanlarına kadar iletir fakat izin alamaz.
Londra da umutsuz koşullardaki hasta hanımefendilerin bakımını üstlenen bir dernekte çalışmaya başlar.

Florance Nightingale

Bu sırada Kırım ‘da savaş başlamıştır. İşte o günlerde London Times gazetesi “Neden bizim de iyiliksever hemşirelerimiz yok?” diye başlık atar.

Ve Florance Nightingale  Selimiye kışlasında yeniden doğar !

Savaştan sonra da kendini bu mesleğe adayan ve hemşirelik mesleğinin kurucusu sayılan Florance Nightingale, İngiltere’de yeni kurulan Ordu Sağlığı Kraliyet Komisyonunda görev almıştır.                 1860’ta halkın verdiği bağışlarla meydana getirilen Nightingale Fonunu kullanarak, ilk Nightingale Hemşirelik Okulunu kurar. 
1907’de “Order of Merit” liyakat nişanıyla taltif edilen ilk kadın olur.
Florence Nightingale daha sonraki yıllarda İngiliz ordusu hakkında istatistiki bilgiler yayınlar. Yeni sivil ve askeri hastanelerin gerekli sağlık koşullarına uygun bir şekilde inşası söz konusu olduğunda, o gönüllü danışman haline gelmiştir. Deneyimleri hakkında birçok kitap yazar. En tanınmışı; Hasta Bakımı Üzerine Düşünceler, aile için pratik bir el kitabı olur.

Kronik yorgunluk sendromu sonrası önce görme yetisini kaybeder. 1910 yılında 90 yaşındayken bir gündüz uykusu sırasında hayatını kaybeder.



Öldüğünde yalnız Amerika'da binin üzerinde Nightingale Okulu vardır. Hemşireliği saygın bir meslek yapma amacına ulaşmıştır;

1961 yılında, Türkiye'de, Şişli'de açılan ilk Yüksek Hemşirelik Okulu'na onun adı verilmiştir.

İstanbul Çağlayan’da halen Nightingale’in adını taşıyan bir hastane de bulunmaktadır.

Haydarpaşa İngiliz Mezarlığı

Selimiye Kışlası'nın 1880 ve 1893 yılları arasında bir tarihte çekilmiş olan fotoğrafı 
(Abdullah Biraderler, ABD Kongre Kütüphanesi)