Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Fotoğraflar

Fotoğraflar

12 Aralık 2015 Cumartesi

Kadıköy 'deki Haydar Paşa İngiliz Mezarlığı

HAYDARPAŞA İNGİLİZ MEZARLIĞI
(Haidar Pasha Cemetery)

             Henüz 10 ‘lu yaşların başında iken merak ve gezme dürtüsü ile çevremizi keşfe çıktığımız vakitlerin birinde iki arkadaş yolumuz Haydarpaşa Garının ayrılık çeşme tarafına düşmüştü ! 
Burada, gelip geçen trenlerin sinyalizasyonla ve/veya görevli tarafından elle makas değiştirmelerini seyrederek Haydar Paşa köprüsü altına yakın bir yerde lokomotif bakım atölyelerini görmüştük….Oradaki görevliler bizi fark edip de derhal yan taraftan yukarı çıkmamızı söylediklerinde ise biz çoktan atölyeleri gezmiştik bile .
             Yukarı çıktığımız noktada (Haydarpaşa köprüsünün Askeri Hastane tarafı ) demir parmaklıklı bir kapı ve arkasında harika görünen çiçeklerle dolu yeşil bir alan gördük. Zincirle kilitli kapının aralığından girdiğimizde içerisinin büyük ve orman gibi bir yer olduğu izlenimine kapıldık. Girişindeki bu geniş çayırında ne güzel top oynanırdı ama diyerek bakındığımızda ise mezar taşlarını gördük !
             İşte “ İngiliz Mezarlığı “nı ilk gördüğüm o sıralar 1963-64 yılları idi sanırım……

Nedir bu İngiliz Mezarlığı , niye burada ? vs. vs.

Bilindiği üzere ; 1853-1856 yıllarında yapılan Kırım Savaşı’nda  ( o sırada Sultan Abdülmecid padişahtır ) İngiltere ve Fransa birlikte Rusya ‘ya karşı Osmanlı İmparatorluğu ’nun yanında savaşa girdi.
            **Tarihte “1854 Kırım savaşı” diye geçer , işte ben de bundan tam 100 yıl sonra doğmuşım ! **

              Savaş sırasında İngiliz ordusu tarafından bu bölgede ( Selimiye – Haydarpaşa çayırı ) ordugâh ,lojistik , nakliye limanları ve sahra hastanesi kurulmuş. Savaş ilerledikçe yaralı ve ölü İngiliz askerleri İstanbul’a getirilmeye başlanmış. Yaralılar Haydarpaşa Askeri Hastanesin ‘de ve Selimiye ‘de tedavi görüyorlarmış! İşte bu aşamada meşhur İngiliz hemşire Florence Nightingale ‘de Selimiye ve Haydarpaşa askeri hastanesinde yaralıların bakımında görev almış. 
( Halen Selimiye Kışlası içinde “Florance Nightingale Müzesi “ bulunmaktadır. Bir başka yazımda da bu müzeden bahsetmek istiyorum….)

Selimiye önlerinde Haydarpaşa Çayırında İngiliz ordugahı
              

             Bu mekanlarda ölenler ve Kırımdan gelen naaşlar için ; önceleri Kanuni döneminden bu yana Selimiye sarayları has bahçesinin bir parçası olan Askeri hastane arkasındaki bu yer ( şimdiki mezarlığın bulunduğu alan ) Osmanlı tarafından İngiliz'lere tahsis edilmiş. Zaman içerisinde bazı önemli İngiliz zevatında gömülmesi ile ve ardından 1867 yıllarında İstanbul ‘u vuran “ büyük Kolera salgını “ nda ölen İngiliz vatandaşları da buraya defn edilmişler. Ve hatta Osmanlı donanma komutanı Müşir Hobart Paşa ( aslen ; Augustus Charles Hobart Hampten) ‘ de sonradan buraya naklen defn edilmiştir. Son olarak, İstanbul’un işgal yıllarında ölen ve direnişçiler tarafından öldürülen İngiliz askerleri de buraya gömülmüşlerdir. ( Tophane sırtlarındaki Kırım Kilisesi de bu dönemde yapılmıştır .)
             Böylece adı “ İngiliz Mezarlığı “ olarak tescil edilen bu mezarlıkta ( aslında bir şehitliktir burası ancak , zamanla mezarlık olmuştur ) Müslüman ( Hint -Gurka ) İngiliz askerlerinin de ayrı bir mezarlık parseli bulunmaktadır. Bu mezarlığın mülkiyeti İngiltere ‘ye ait bulunmaktadır ve bakım masrafları Commenwalt War Graves Commission tarafından karşılanmaktadır.) İçindeki müştemilatta bir papaz ve ailesi ile bekçi kalmaktadır. Burası, halen aktif olarak hizmet vermektedir.


             Mezarlığın girişinde sağdaki müştemilattan sonra soldan bakımlı yoldan ilerleyince oldukça güzel ve heybetli bir abide dikiliyor orta yerde. Adı ; Melekler Abidesi ( Kraliçe Victorya Abidesi ) . Anıt ,  “1854, 1855 ve 1856 senelerinde Rusya’ya karşı yapılan harpte vatanları uğruna ölen ( ! ) İngiliz ordu ve bahriyesine mensup subay ve erlerin hatırası için” dikilmiştir plaketi ile belgelenmiş.

            İngiliz kraliçesi Victoria tarafından 1857 yılında yaptırıldığı bilinen bu abidenin yüksekliği 28 metre. Dört köşeli olan abidenin  her köşesinde melek heykelleri yer alıyor. Melekler , bir ellerinde defne dalından yapılmış taç ve diğer ellerinde tüy kalem tutuyor. 
Anıtın üzerinde Fransızca, İngilizce ve Arapça yazılar yer almakta...

 ilk Osmanlı donanması Mareşeali olan Hobart Paşa 'da buraya defn edilmiştir. İngiliz olan Hobart Paşa İngiltere donanmasından sonra Amerikan donanmasında da görev almış daha sonra Osmanlı Donanması hizmetine girmiştir.

son olarak bir yerde okuduğum bir deyişten bahsetmek isterim ; 
Georges Young şöyle demiş " Haydarpaşa 'da boğazları Ruslara kapatmak için ölen İngiliz askerlerinin mezarları , Çanakkale 'de de boğazları Ruslara yardım için açmak isteyen İngiliz askerlerinin mezarları vardır. " 

 Anıt , bu eski fotografta da sağ üst köşede görülmektedir.

Bu eski fotoğrafta , denizden bakıldığında önceleri HaydarPaşa limanında bulunan eski Kilise ve Pasaport ile Mezarlık net olarak görülmekte

Bu anıt vapurla Haydarpaşa önlerinden geçerken aslında net olarak görüldüğü halde pek kişi tarafından fark bile edilmiyor !



              Anıttan karşıya doğru devam edildiğinde mezarlığın Haydarpaşa limanı ile olan sınırına geliniyor ve muazzam bir İstanbul panoraması ortaya çıkıyor. Sola doğru devam edildiğinde çeşitli anıt mezar ve mezar taşları ile dolu yemyeşil güzel bir alan var. Bol ağaçlıklı bu alanda ise minik bir Şapel de var.

 



Mezarlığın bu bölgesindeki deniz tarafına doğru gidince Haydarpaşa Garı ve peron bölgesi ile Rıhtım bütün ihtişamı ile ortaya çıkıyor… 




Sol çaprazdan görülen ise ise KADIKÖY ! İskeleler ve rıhtım buradan daha bir farklı gözüküyor.

Bahsettiğim yerden eski Kadıköy görünüşü....
 

Bu görüntü de 2000 'li yıllarda aynı yerden Kadıköy !




  






















11 Aralık 2015 Cuma

Saraybosna ( Sarajevo ) Savaş Tüneli



   Saraybosna deyince 3 şey aklıma gelir ;

* 1914 yazındaki Arşidük Franz Ferdinand'ın sırplar tarafından suikaste uğraması ve sonucunda çıkan I. dünya savaşı,
* Güzel ve müreffeh bir Osmanlı şehri,
* 1992-1995 Sırp katliamı.....

2015 Haziranında Bosna-Hersek gezimizde eşim ile birlikte Saraybosna 'da "Savaş Tüneli " ni gezdik ve gezmek lazım !


Bosna-Hersek'teki Türk/müslüman unsurların katliamı sırasında (1992-1995) Sırp kuşatması altında bulunan Saraybosna'nın kurtuluşunu sağlayan 800 metre uzunluğundaki tünel, şimdi savaş müzesi ... 

Tam üç yıl boyunca kuşatma altında kalan Saraybosna 'ya, kentin çevresindeki dağlarda konuşlanan Sırp birlikleri günde ortalama 2-3 bin bomba yağdırmış. Savaş sırasında Boşnaklara gönderilen çeşitli yardımların hava alanından kente ulaştırılamaması nedeniyle, bir tünel kazılması yönünde karar alınmış. 

Saraybosna Havaalanı ile Butmir bölgesi arasında kalan 800 metrelik alana tünel kazma çalışması başlatılmış. 1993 yılının Temmuz ayında gizlice başlatılan çalışma 4 ay, 4 gün sürmüş. Askerler ve halkın işbirliğiyle kazılan bu tünel, 1 metre genişliğinde, 1,6 metre yüksekliğinde ve 800 metre uzunluğunda. 
Savaş sonrası Dobrinya mahallesindeki ev , savaş müzesine dönüştürülmüş. 

Halen müze olan evin dış cephesinde mermi izleri, iç duvarlarında ise savaşa ait resimler, asker giysileri ve ekipmanı teşhir ediliyor. Tünelin bir bölümü ziyaretçiler tarafından gezilebiliyor. Ayrıca, ziyaretçilere, müzenin kazılması sırasında ve savaş sırasında çekilen görüntüler izletiliyor. 

Saraybosna 'ya girişte ve içinde de mermilerden delik deşik olmuş evler halen görülebilmekte ! Bazıları ellenmemiş, bazıları sıvanmış ama belli.....

VEE .....BÜTÜN BUNLAR OLURKEN AVRUPA ( "UNO" ) ; 

SAVAŞ ÖNCESİ BOŞNAKLARIN ELİNDEKİ TÜM SİLAHLARI ALMIŞTI ! 

SIRP VAHŞETİ tam 3 sene boyunca Avrupa tarafından seyredildi... 
"Barış sever Avrupa !" ne zaman müdahale edeceğini çok iyi biliyordu...
Paris'te ayağa kalkan teröre lanet okuyan, tüm askeri gücünü terör için harekete geçiren aynı batı dünyası o zaman orada kılını kıpırdatmamıştı....

Eğer yolunuz Bosna-Hersek 'e ve Saraybosna 'ya düşerse mutlaka görün derim...


Saraybosna'ya  girmeden "Butmir " bölgesindeki SarayBosna Havaalanı yakınındaki Tüneli gösteren tabela...



Havaalanı  çevresi, fotoğraftaki gibi yüksek tepelerle çevrili ve sırp askerleri ile  çeteleri tarafından 24 saat etrafı bombalanarak gelen yardımlar engelleniyor.


"Kolar " ailesine ait bu ev  , İzzet Begoviç tarafından civarda tünel yapılmasına karar verilince aile tarafından orduya verilmiş.







Bu haritadan da anlaşılacağı üzere Saraybosna şehri tam bir çanağın ortasında...Uç kısmında kalan hava alanı ise şehrin dış dünya ile tek temas kurabildiği yer....Onun da çevresini sırplar kontrol altında tutuyor kuş uçurtmuyorlar... Saraybosna aç, susuz kimsesiz, çaresiz ..hergün insanlar ölüyor çarşı pazar bombalanıyor...İşte tünel bu şartlar altında 4 ay gibi kısa bir sürede yapılarak devreye sokuluyor..
Tünelin evin içinden giriş yeri..



Tünelin ziyaretçilere açık olan kısmı 20 metre...diğer bölümler ya çökmüş ya da şimdilerde güvenlik için iptal edilmiş !



Tünelin bulunduğu eve girince ; önce tünelin nasıl ve ne şartlarda yapıldığı ve Saraybosna kuşatmasının nasıl yaşandığıyla ilgili 30 dakikalık bir belgesel seyrediliyor.. 
Bu belgesel savaşın tüm dehşetini ve sırpların bütün acımasızlığı ile ortaya koydukları vahşeti gözler önüne seriyor.



                  Ekranda görülen hanım , evin hanımı Sida Kolar, ( Sida Nine ) şimdilerde  90 lı yaşların ortalarında








Adeta " UNO " korumasındaki Sırp askerleri ağır silahlarla şehri tarıyorlar..

Sırp ordusu iş başında...Şehri topa tutuyor. Savaş büyümesin diye Bosna lıların elindeki silahlara " UNO " birlikleri el koymuştu. Sırp tanklarını herhalde görmemişler !


Saraybosna 'nın günlük hali...bu bina şehre girerken fotoğrafladığım binalardan biri....Buraya almadığım bu yanan binalardan sarkan ve atlayanların olduğu görüntüler de var.



Tünel ev in içindeki " müze " bölümü.

işte sağda tünel ev....hava alanı ve ince hatla belirlenmiş tünel !

Tünelin temsili kesit maketi......
















Şehrin içerisindeki bazı binalar "ibret-i alem " için bırakılmış...
Ancak, ibret alması gerekenler almış mı bilinmez!





Şehrin göbeğindeki bu bina ( tepelere bakan yüzü ) dehşetin bir tablosu gibi duruyor.....







BosnaHersek topraklarında 300 bine yakın Bosnalının katledildiği bu vahşette Saraybosna içine dışarıdan yapılan bombalama ve ağır silahlı saldırılarda 10 binlerce saray Bosnalı öldü…
Bunlardan 1600-1700 'ü çocuktu !